NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE,  TÜRKİYE CANIM FEDA SANA,  www.bilgeadam.npage.de Sitesi ADNAN ÖZTÜRK byAdnanoe Sunar..


| ANASAYFA | HAKKIMIZDA | SORULARLA İSLAMİYET | DİB-DİYANET İŞLERİ | C.C EMANET OLUNUZ | KURANI KERİM DİNLE | KURANI KERİM TEFSİRİ | İSLAMİYETİN TEMEL ŞARTLARI | İMANIN ŞARTLARI-MENTÜ | NAMAZ SÜRELERİ | NAMAZIN MANASI | BİR NAMAZIN ÖYKÜSÜ | NAMAZ KILARKEN HALİMİZ | NAMAZ DİNİN DİREĞİ VİDİO | RESİMLE 2 REKAT NAMAZ | HADİSİ ŞERİFLER | İSLAM İLMİHALİ | DUA | EĞİTİM | BİLGİ | ALLAHA GİDEN YOL | HARUN YAHYA | B.SAİDİ NURSİ | EZANDAN RAHATSIZ OLANLAR | KURAN MEKTEBİ | 3 AYLAR MİRAÇ KANDİLİ | 3 AYLAR BERAT KANDİLİ | MEZHEBLER | ŞİFALI BİTKİLER | TEMA VAKFI
SİZİNDE İNTERNET'de SİTENİZ OLSUN, WWW.BEDAVA-SİTEM.COM'DAN NASIL SİTE ALINIR ve YAPILIR. =TÜRKÇE =ALMANCA =İNGİLİZCE
[BEDAVA SİTE YAPILIŞ ANLATIMI] [BEDAVA SİTE TÜRKÇE'si .tr.gg] [BEDAVA SİTE ALMANCA'sı .de.tl] [BEDAVA SİTE İNGİLİZCE'si .page.tl]
Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene, www.ergenekon-destani.tr.gg  Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü,Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü. TÜRK/TURAN BİRLİĞİ,
            byAdnanoe.Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene, www.ergenekon-destani.tr.gg  byAdnanoe

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Allahım Yalnız Senden Yardım İstiyorum, Beni, Annemi, Kardeşlerimi, ve Tüm sevdiklerimi,Bildiğimiz ve Bilmediğimiz Hertürlü beladan Kötülüklerden Sen Koru, ve  Bildiğimiz ve Bilmediğimiz  İyiliklerin Hepisini istiyorum, iyi insanlarla karşılaştır,  AMİN...!  byAdnanoe

FATİHA SÜRESİ  Elhamdulillâhi Rabbilâlemin Errahmânirrahîm Mâliki yev midîn İyyake na’budu Ve iyyake nestaînu
            İhdina essirâta el mustekime sirâta ellezîne en amte Aleyhim ğayrilma’dubi aleyhim ve La eddâllîne
            Rahman Rahim Allah’ın adıyla
            1-2-3 Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve Din gününün maliki olan Allah’adır.
            4 Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz.
            5-6 Bizi dosdoğru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil. AYETEL KURSİ Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm...Meali:Allah...O'ndan başka İlah yoktur.Diridir,Kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz.Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir.(Onlar ise) Dilediği kadarının dışında,O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar.O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır.Onların korunması O'na güç gelmez.O, pek Yücedir, pek büyüktür.(Bakara Suresi 255. Ayettir)
            İHLAS   Kul huvellâahu ehad Ellâahus samed Lem yelid  ve lem yuuled   Velem yekun   lehuu kufuven   ehad
            Rahman Rahim Allah’ın adıyla
            1 De ki: O Allah, birdir.
            2 Allah, Samed ‘dir (her şey O’na muhtaçtır, daimdir, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır).
            3 O, doğurmamıştır ve doğrulmamıştır.
            4 Ve hiç bir şey O’nun dengi değildir.  FELAK    Kul euzu birabbil felak  Min şerri mâ halak Ve min şerri  ğaasikın
            izâ vekab veminşerrin neffâasâti fil ‘ukad veminşerri hâasidin izâa hased
            Rahman Rahim Allah’ın adıyla
            1 De ki: ”Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım”
            2 Yarattığı şeylerin şerrinden,
            3 Karanlığa çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
            4 Düğümlere üfüren-kadınların şerrinden,
            5 Ve hased ettiği zaman, hasetçinin şerrinden
            NAS   Kul euuzu birabbinâas Melikinnâas İlâahinnâas Min şerril vesvâasil hannâas Ellezii yüvesvisu fii suduuri ennâas minel cinneti vennâas    Rahman Rahim Allah’ın adıyla  1 De ki: İnsanların Rabbine sığınırım,
            2 İnsanların malikine, 3 İnsanların (gerçek) ilahına;
            4 ‘Sincice kalplere vesvese ve kuşku düşürüp duran’ vesvesecinin şerrinden.
            5 Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku, kuruntu fısıldar);
            6 Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas’tan Allah’a sığınırım).
 

Bütün dünya müslümanları ALLAH'IN son peygamberi HZ. Muhammed Mustafa (s.a.v)'nın gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli, tüm müslümanlar Hz. Muhammed'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli, zira ancak bu şekilde, insanlar kurtulabilir... M.K.ATATÜRK

Gayem, Amacım, Kurmuş Oldugum Web Sitelerle elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....''Gayem, Amacım, elimden geldiği kadar insanlığa hizmet, C.C Dualrımızı kabül eylesin Amin.. ADNAN ÖZTÜRK.... HADİS: "Bir işe sebep olan, o işi yapmış gibidir" hadisi şerifinin de işareti ile hiç bir maddi amaç gütmeden bu günlere gelen bu hizmetimizden hasıl olan sevaplardan hissedar olmalarını Rahmet-i İlahiyeden temenni ediyoruz. HADİS: ''En Hayırlınız insanlara yardım edeniniz....'' C.C Dualarımızı Kabül eylesin, AMİN.... SPONSORLARIMIZ...ve....BİLGEADAM'IN KURMUŞ OLDUĞU İNTERNET/WEB SİTELERİNDEN BAZILARI, Copyright © 2007-2010, (Bütün Hakları) Adnan Öztürk'e Aittir. Designed: byAdnanoe 01= www.adnanoe.tr.gg 02= www.byadnanoe.tr.gg 03= www.byadnan.page.tl 04= www.adnanbey.de.tl 47= www.a06nkara.tr.gg 48= www.ahmetoe.tr.gg 49= www.kubilayoe.tr.gg 54= www.adnanoe.npage.de 120= www.atahan-metehan.tr.gg 121= www.atahanoe.tr.gg 122= www.metehanoe.tr.gg 123= www.metehanbey.tr.gg 126= www.metehan.npage.de 127= www.atahan.npage.de 128= www.atahan-metehan.npage.de 129= www.sadibey.npage.de 130= www.emincavuslar.tr.gg 131= www.emincavuslar.npage.de 132= www.agamemisler.tr.gg 133= www.memisler.npage.de 141= www.selin-alim.npage.de 52= www.toprakh.tr.gg 73= www.akcakeseliufuk.tr.gg 92= www.aydinitisgen.tr.gg KİŞİSEL KÖY BÖLGE SİTELERİMİZ 17= www.akcakese.tr.gg 18= www.akcakesem.tr.gg 19= www.akcakise.tr.gg 20= www.agader.tr.gg 21= www.akcakesegezgini.tr.gg 22= www.akcakeseligezgin.tr.gg 23= www.agakcakese.tr.gg 24= www.guzelciftligi.tr.gg 25= www.gudulkazasi.tr.gg 26= www.gudulkoyleri.tr.gg 27= www.gudulgezgini.tr.gg 28= www.kiymir.tr.gg 29= www.kiymirvadisi.tr.gg 30= www.kiymirgezgini.tr.gg 31= www.yabanabad.tr.gg 32= www.yabanabatgezgini.tr.gg 33= www.06840.tr.gg 34= www.gezginankara.tr.gg 43= www.gultansitesi.tr.gg 44= www.gultantatilsitesi.tr.gg 55= www.akcakese.npage.de 56= www.akcakesem.npage.de 57= www.gultansitesi.npage.de 58= www.gultantatilsitesi.npage.de 94= www.gultankoop.tr.gg 74= www.akcakesenet.tr.gg 76= www.kiymirnet.tr.gg 77= www.ankaragezgin.tr.gg 78= www.gezginankara.tr.gg 79= www.trafikgezgini.tr.gg 80= www.agamuhtar.tr.gg 96= www.ankarayitaniyalim.tr.gg 97= www.kirikkaleyitaniyalim.tr.gg 101= www.agadernegi.tr.gg 102= www.guzeldernegi.tr.gg 103= www.aggk.tr.gg 105= www.06aga.tr.gg 117= www.gudulkazasi.npage.de 135= www.yabanabad.npage.de 136= www.kiymir.npage.de 50= www.sogucak-kazan.tr.gg 90= www.gudulmhp.tr.gg 91= www.yassi-oren.tr.gg 170= www.kesanuz.npage.de 171= www.garipce.npage.de 172= www.sinanli.npage.de 173= www.beypazari.npage.de 174= www.kizilcahamam.npage.de 175= www.celtikci.npage.de 176= www.sirkeli-ankara.npage.de 177= www.cubuk-ankara.npage.de 178= www.ayas-ankara.npage.de 179= www.kazan-ankara.npage.de 180= www.camlidere.npage.de 181=www.yenikent.npage.de 182=www.nallihan.npage.de 183= www.polatli.npage.de DİNİ SİTELERİMİZ 36= www.dinayetim.tr.gg 37= www.islamakaid.tr.gg 38= www.ilksoz.tr.gg 39= www.dinlerdunyasi.tr.gg 40= www.kitabinioku.tr.gg 41= www.dilcevirici.tr.gg 42= www.ceviricim.tr.gg 60= www.dinayetim.npage.de 61= www.islamakaid.npage.de 156= www.namaznet.tr.gg 118= www.dinimislam.npage.de EĞİTİÇİ, BİLGİ, KİŞİSEL TİCARİ SİTELERİMİZ 05= www.alobilgi.tr.gg 00= www.tbayrak.tr.gg 06= www.balikciftligi.tr.gg 07= www.ergenekon-destani.tr.gg 08= www.turanilleri.tr.gg 09= www.tbayrak.tr.gg 10= www.by-solar.tr.gg 11= www.aenerji.tr.gg 12= www.bysolarenerji.tr.gg 13= www.suenerji.tr.gg 14= www.denizenerji.tr.gg 15= www.dermantip.tr.gg 16= www.derman-tip-merkezi.tr.gg 35= www.trafikgezgini.tr.gg 70= www.cevirmen.npage.de 71= www.dilcevirici.npage.de 95= www.tarsuslugezgin.tr.gg 45= www.atakcancelik.tr.gg 46= www.atak-can.tr.gg 51= www.kazansu.tr.gg 53= www.bysolar.azbuz.com 59= www.atakcancelik.npage.de 62= www.alobilgi.npage.de 63= www.ergenekondestani.npage.de 64= www.balikciftligi.npage.de 65= www.solarturk.npage.de 66= www.by-solar.npage.de 67= www.bysolar.npage.de 68= www.suenerji.npage.de 69= www.denizenerji.npage.de 72= www.aenerji.npage.de 75= www.solarnet.tr.gg 81= www.tbayrak.npage.de 82= www.alobilgisitekayit.tr.gg 83= www.asitekayit.tr.gg 84= www.aysa-insaat.tr.gg 85= www.unal-emlak.tr.gg 86= www.bebe-dunyasi.tr.gg 87= www.bybebe.tr.gg 88= www.bebediyari.tr.gg 89= www.ceyizis.tr.gg 93= www.akcakesecat.tr.gg 98= www.asitekayit.tr.gg 99= www.alobilgisitekayit.de.tl 100= www.abedavasite.de.tl 104= www.bursverenler.tr.gg 106= www.solar-akdeniz.tr.gg 107= www.solar-doguanadolu.tr.gg 108= www.solar-ankara.tr.gg 109= www.solarholding.tr.gg 110= www.solarturkiye.tr.gg 111= www.solar-icanadolu.tr.gg 112= www.solar-ege.tr.gg 113= www.solar-marmara.tr.gg 114= www.solar-karadeniz.tr.gg 115= www.abedavasite.npage.de 116= www.asitekayit.npage.de 119= www.meteyolu.tr.gg 124= www.turandiyari.tr.gg 125= www.yasev-yadaterket.tr.gg 134= www.sitemiekle.npage.de 137= www.sifalibitkiler.npage.de 138= www.oticaret.npage.de 139= www.ozerticaret.npage.de 140= www.oticaret.tr.gg 142= www.bebedunyasi.npage.de 143= www.bayraksitesi.npage.de 144= www.basariroto.npage.de 145= www.basariroto.tr.gg 146= www.bedavasite.npage.de 147= www.kafkaslar.npage.de 148= www.atamturk.npage.de 152= www.dogaenerji.npage.de 153= www.temizenerji.npage.de 154= www.bayraksitesi.tr.gg SPOR SİTELERİMİZ 149= www.sporcanli.npage.de 150= www.macizle.npage.de 151= www.sahadan.npage.de 155= www.liglercanli.tr.gg 184= www.bilgeadam.npage.de 185= www.urus-ankara.npage.de 186= www.etlik-ankara.npage.de 187=www.kecioren.npage.de 188= www.yenimahalle.npage.de 189= www.batikent.npage.de 190= www.sincan.npage.de 191= www.altindag.npage.de 192= www.huseyingazi.npage.de 193=www.akyurt.npage.de 194= www.baglum.npage.de 195= www.haskoy.npage.de 196= www.cankaya.npage.de 197= www.ulus-ankara.npage.de 198= www.kizilay-ankara.npage.de 199= www.dikmen.npage.de 200= www.elmadag.npage.de 201= www.gulhane.npage.de 202= www.iskitler.npage.de 203= www.guzelyurt.npage.de 204= www.dermantip.npage.de 205= www.saglik.npage.de 206= www.gudulspor.npage.de 207= www.akcakesespor.npage.de 208= www.guzelspor.npage.de 209= www.agaspor.npage.de 210= www.turanbirligi.npage.de 211= www.gunesenerji.npage.de 212= www.kitabinioku.npage.de 213= www.aysainsaat.npage.de 214= www.guzelyurtspor.npage.de 215= www.solarturkiye.npage.de 216= www.kiymirvadisi.npage.de 217= www.ilksoz.npage.de 218= www.turanilleri.npage.de 219= www.turandiyari.npage.de 220= www.goklerdeyiz.npage.de 221= www.hikayeler.npage.de 222= www.ankarayitaniyalim.npage.de 223= www.kirikkale.npage.de 224= www.ykaradayi.npage.de 225= www.yilmazkaradayi.npage.de 226= www.basbugu.npage.de 227= www.baskent.npage.de 228= www.ankaram.npage.de 229= www.alemler.npage.de 230= www.dunyam.npage.de 231= www.yalnizsin.npage.de 232= www.canyurt.npage.de 233= www.murselcanyurt.npage.de 234= www.namikcanyurt.npage.de 235= www.turkotagi.npage.de 236= www.egitim.npage.de 237= www.adnanozturk.npage.de 238= www.solarankara.npage.de 239= www.solaricanadolu.npage.de 240= www.solarege.npage.de 241=

 
DİNAYETİM Menüye Hoşgeldiniz
Dinimi Ögreniyorum
Hakkımızda
Sorularla İslamiyet...
DİB-Diyanet
C.C.Emanet Olunuz
Kura'nı Kerim Dinle
Kur'an Tefsiri Dinle
İslamın Temel Şartları
Kuran Okumayı Ögreniyorum
İmanın Şartları-Amentü
Namaz Süreleri
Namazın Manası
Bir Namazın Öyküsü
Namaz Kılarken Halimiz
Namaz Dinin Direği Vidio
2 Rekat resimle Namaz Kılınışı
Hadis-i Şerifler
İslam İlmihali
Dualar
Eğitim
Harun Yahya
Saidinursi Kimdir
Allaha Giden Yol
Bilgi
Ezandan Rahatsız Olanlar
3 Aylar Miraç Kandili
Üç Aylar Berat Kandili
Kuran Mektebi
MEZHEBLER
HANEFİ MEZHEBİ
ŞAFİİ MEZHEBi
MALİKİ MEZHEBİ
HANBELi MEZHEBİ
Hicri Yeniyıllar
Şifalı Bitkiler
TEMA Vakfı 2-B Arazileri Satılmasın İmza Kampanyası
İletişim
Ziyaretçi defteri
.
 

SPONSORLARIMIZ:
TÜRK TURAN BωRLωωω www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar
Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar
ADNAN ÖZTÜRK internet Sitesine Hosgeldiniz Designed: byAdnanoe

Hadis: En Hayirliniz insanlara yardim
edeniniz,
bu hizmeti
www.bedava-sitem.com
ve
www.npage.de araciligi ve
GOOGLE TRANSLATE ile yapmaktayiz,
Tamamen üçretsiz hizmettir, Eger bir
nebze yardimimiz olmussa ne mutlu
bize. bir C.C razi olsun demeniz yeter,
Saygilarimla
ADNAN ÖZTÜRK.

Designed: byAdnanoe

ŞAFİİ MEZHEBi

 

ŞAFİİ MEZHEBi

 

 

 

İmam Şafiî (ö. 204/819)'ye nispet edilen fıkıh ekolü. Şafiî'nin künyesi,

Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşimî el-Muttalibî b. Abbas b. Osman b. Şâfi' olup H. 150'de Gazze'de doğmuştur. Hz. Peygamber'in dördüncü batından dedesi Abdu Menâf'ın dokuzuncu göbekten torunudur. İmam Şafiî'nin doğum yılı Ebû Hanîfe'nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar.

Babası İdris bir iş için Filistin'deki Gazze'ye gitmiş ve orada iken vefat etmişti. Doğumundan iki yıl sonra annesi onu alıp baba vatanı olan Mekke'ye getirdi. Küçük yaşta Kur'an-ı Kerim'i hıfzetti. Fasih Arapça konuşan Huzeyl kabilesi arasında şiir ve edeb öğrendi. Sonra Mekke müftîsi Müslim b. Hâlid ez-Zenâ'den ders alarak, onun yanında fetva verecek duruma geldi. O zaman on beş yaşlarında idi. Bundan sonra Medine'ye gitti. Orada müctehid İmam Mâlik b. Enes (ö. 179/795) fıkıhta üstad idi. Mâlik, kendi eseri olan el-Muvatta'ı, İmam Şafiî'nin ezbere okuduğunu görünce hayretini gizleyememişti. İmam Şafiî, Süfyan b. Uyeyne, Fudayl b. Iyâz'dan, amcası Muhammed b. Şâfi' ve başkalarından hadis rivayet etti.

Muhammed b. el-Hasan'dan Irak fakihlerinin kitaplarını aldı. Onunla fıkhî konularda münazaralarda bulundu. 187 H.'de Mekke'de, 195 H. de Bağdâd'ta Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) ile görüştü. Böylece Hanbelî fıkhına, usûlüne, nâsih ve mensûh konusuna muttali oldu. Sonra Bağdad'ta "İmam Şafiî'nin eski mezhebi" denilen görüşlerini ortaya koydu. 200 H.de Mısır'a geçti ve "Yeni Mezheb" denilen görüşlerini tasnif etti. Orada iken 204/819'da vefat ederek Karafe denilen yere defnedildi.

İmam Şafiî ilk olarak fıkıh usulünü tedvin etmiş ve bu konuda "erRisâle" yi yazmıştır. el-Hucce isimli eseri Irak'taki, "el-Ümm" ise Mısır'daki görüşlerini kapsar.

İmam Şafiî mutlak, bağımsız bir müctehid olup, fıkıh, hadis ve usûlde imamdı. O, Hicaz ve Irak fıkhını birleştirici bir yol izledi. Ahmed b. Hanbel onun hakkında; "Şafiî, Allah'ın kitabı ve Rasûlünün sünneti konusunda insanların en fakihi idi" demiştir. (Vehbe ez-Zühaylı, el-Fıkhu'l-İslâmi ve Edilletüh, Dimask 1405/1985, I, 36,37).

Şafiî Mezhebinin Usûlü

Delil olarak Kitap, Sünnet, İcmâ ve Kıyas'a dayanır. Şafiî, Hanefi ve Malikîlerin aldığı "İstihsan"ı reddeder ve "kim istihsan yaparsa kendisi şeriat koymuş olur" derdi. Masâlih-i Mürsele'yi ve Medinelilerin amelini delil almayı da reddederdi. Bağdad'lılar ona "Sünnetin Yardımcısı" lakabını vermişlerdi.

İmam Şafiî'nin "eski mezhebi"ni kendisinden dört Iraklı arkadaşı rivayet etmiştir. Bunlar Ahmed b. Hanbel, Ebû Sevr, Za'ferânî ve Kerâbîsî'dir. el-Ümm'de yer alan "yeni mezhebi"ni şu Mısırlı arkadaşları rivayet etmiştir: el-Müzenî, el-Buveytî, er-Rabîu'l-Ceyzî, er-Rabî' b. Süleymân ve başkaları. Şafiîlerde fetvaya esas olan yeni mezhep görüşleridir. Çünkü İmam Şafiî eski görüşlerinden rucû' etmiş ve "Benden kim bunları rivayet ederse ona hakkımı helal etmem" demiştir. Ancak basit on beş kadar mesele bundan müstesnadır. Diğer yandan İmam Şafiî'nin; "Hadis sahih olunca, benim mezhebim odur. Böyle bir durumda, hadisle çatışan bana ait sözü duvara çarpın" (ez-Zühaylî, a.g.e., 1, 37; Muhammed Ebû Zehra, Kitabü'ş- Şafiî, 149 vd.) dediği bildirilir.

Şafiî'nin Fıkıh Usûlünü Tedvini

Ayet ve hadislerden hüküm çıkarmada, günlük fürû şer'î problemleri çözmede sahabe devrinden itibaren bir takım usûl kurallarına uyuluyordu. İlk müctehid imamların devrinde de sözlü olarak nesih kaideleri, mutlak, mukayyed, umum, husus gibi metotla ilgili bilgiler hüküm çıkarmada esas alınıyordu. Ancak bunlar tedvin edilerek yazılı bir eser haline getirilmemişti. İşte İmam Şafiî ilk olarak ûsul konularını kaleme alarak "er-Risâle"sini meydana getirdi. Çünkü Şafiî, sahabe, tâbiîn ve kendinden önceki fıkıh bilginlerinden intikal eden fıkıh servetini hazır bulmuş, İmam Mâlik'ten aldığı Medine fıkhı ile İmam Muhammed aracılığı ile aldığı Irak fıkhını birleştirici bir yol izlemiştir. Kendi yetiştiği çevre olan Mekke fıkhını da iyi bildiği için, fıkıhtaki bu sağlam alt yapı sebebiyle, fıkhın genel metotlarını belirleme yeteneğini kazanmış ve bunun sonucunda fıkıh usûlünü tedvin etmiştir.

Mezheplerde fıkhın, usûlden önce tedvin edilmiş olmasında bir tuhaflık yoktur. Çünkü hükümlerde asıl konu fıkıhtır. Usûl ise bir metot ilmi olup, mantık gibi, aklın doğru ile yanlışı ayırdetme niteliği gibi doğuştan vardır. Aynı konuda birbiri ile çelişen iki âyet olunca, sonra inenin öncekini neshetmesi, genel hükmün özel hükümle sınırlandırılması gibi.

Şafiî, dili iyi bildiği için âyet ve hadislerden hüküm çıkarabilmiş, Kur'an'ın tercümanı olarak bilinen Abdullah b. Abbas'ın ilminin nakledildiği Mekke'de yetiştiği için nesih konusunu öğrenmiştir.

Şafiîlerin usûlüne mütekellimlerin usûlü de denilmiştir. Çünkü bunların usûle dair çalışmaları tamamen teoriktir. Mezhep gayreti onların metodunu etkilememiştir. Meselâ; Şafiî, sükûtî icmaı kabul etmez. el-Âmidî (ö. 631/1233) ise Şafiî mezhebinden olduğu halde "el-İhkâm" adlı eserinde sükûtî icmaı tercih eder (el-Âmidı, el-İhkâmî Usûli'l-Ahkâm, Kahire (t.y), I, 265). Bu usûl, kelâm ilminin metot ve konusundan istifade ettiği, felsefi ve mantıkî yönleri bulunduğu için "mütekellimlerin metodu" olarak nitelenmiştir. Meselâ; kelâm konusuna giren iyi ile kötünün akıl ile bilinip bilinemeyeceği, peygamberlerin peygamberlikten önce ismet sıfatına sahip (ma'sûm) olup olmadığı ve benzeri konular da tartışılmıştır.

Şafiî veya kelamcıların metodu ile yazılmış en eski ve en önemli eserlerin üç tanesi şunlardır. 1) Mu'tezile ekolünden Ebu'l-Hüseyn Muhammed b. Alî el-Basrî'nin (ö.463/1071) Kitâbü'l-Mu'temed'i,” 2) Şafiî ekolünden İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî'nin (ö.487/1085) "Kitâbü'l-Bürhân"ı, 3), İmam el-Gazzalî'nin (ö.505/1111) "el-Mustasfâ"sı.

Bu üç kitabı Fahruddin er-Râzî (ö. 606/1209) özetlemiş ve bazı ekler yaparak eserine "el-Mahsal " adını vermiştir. Seyfüddin el-Âmidi'nin (ö. 631/1233) "el-İhkâm" adlı eseri de aynı nitelikte birleştirici ve özet bir eserdir. Daha sonra el-Mahsûl'ü, Siracüddin el-Urmevî (ö.682/1283) "et-Tahsîl", Tâcüddîn el-Urmevî (ö. 656/1258) ise "el-Hâsıl " adlı kitaplarında özetlediler. Sihâbuddîn el-Karafi (ö.684/1285) bu iki kitaptan önemli gördüğü bazı temel bilgi ve kuralları alarak bunları "et-Tenkihât" adını verdiği küçük bir eserde topladı. Abdullah b. Ömer el-Beyzâvî (ö.685/1286) de bunun bir benzerini yaptı.

el-Âmidî'nin el-İhkâm'ını ise İbn Hâcib (ö. 846/1442) "Müntehâ 's-Sül ve'l-Emel" adlı kitabında, bunu da "Muhtasaru'l-Müntehâ" isimli eserinde özetledi. Daha sonra bu özet eserleri bunlara yazılan şerhler izledi.

Şafiî Fıkhının Dayandığı Kaynaklar

İmam Şafiî ictihadlarını dayandırdığı delilleri "el-Ümm"de şöyle belirlemiştir: "İlim çeşitli derecelere ayrılır. Birincisi, Kitap ve sabit olan Sünnettir. İkincisi, Kitap ve Sünnet'te hüküm bulunmayan meselelerde İcmâ'dır. Üçüncüsü bazı sahabîlerin sözleridir. Ancak bu sahabe sözleri arasında çelişki bulunmamalıdır. Dördüncüsü, ashab-ı kiram arasında ihtilaflı kalan sözlerdir. Beşincisi, Kıyas'tır. Bu da temelde Kitap ve Sünnet'e dayanır. İşte ilim bu derecelerden en üst olanından elde edilir" (eş-Şafiî, elÜmm, Kahire 1321-1325, VII, 246).

Buna göre, Şafiî ekolü Kitap ve Sünneti İslâm hukukunun asıl kaynağı olarak kabul etmektedir. Çünkü diğer deliller de temelde bu iki delile dayanır ve bunlara aykırı olamaz. Şafiî, Kitap ve sabit olan Sünneti aynı sırada delil kabul eder. Çünkü Sünnet Kur'an'ın beyanını tamamlar, kısa anlatımlarını (mücmel) genişletir ve bazı kimselerin kavrayamayacağı inceliklerini açıklar. Buna göre, Sünnetin açıklayıcı durumunda olabilmesi için ilim bakımından açıkladığı şeyin derecesinde olması gerekir. Birçok sahabîler de hadise bu gözle bakıyordu.

Ancak bu durum, İmam Şafiî'nin Sünneti her yönden Kur'an'a denk saydığı anlamına gelmez. Çünkü her şeyden önce Kur'an Allah kelâmı, Sünnet Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirleridir. Kur'an ibadet amacıyla okunur, Sünnet bu maksatla okunmaz. Kur'an tevatür yoluyla sabittir. Sünnetin önemli bir bölümü tevatüre dayanmaz. İmam Şafiî'ye göre Sünnet Kur'an'ın dalı mesabesindedir. Bu yüzden gücünü Kur'an'dan alır, onu destekler ve tamamlar. Bu bakımdan açıklayanla açıklanan birbirine denk olmalıdır. Ancak bunun için, Sünnet sağlam olmalıdır. Bu yüzden, Ahâd ve Mürsel hadisler, birinciler kadar kuvvetli değildir. Diğer yandan Şafiî, inanç esaslarını belirlemede Sünnetin Kur'an derecesinde olmadığını açıkça ifade etmiştir (M. Ebû Zehra, İslâm'da Fıkhı Mezhepler Tarihi, Terc. Abdülkadir Şener, İstanbul 1978, s. 336, 337)

Şafiîlerin Âhâd Hadisi Delil Alması

Bir, iki veya daha fazla sahabî tarafından rivayet edilen ve meşhur hadisin şartlarını taşımayan haberlere "âhâd hadis" denir. Hanefiler, senedinde kopukluk olmayan hadisleri mütevatir, meşhur ve âhâd olmak üzere üçe ayırırlar. Diğer çoğunluk müctehidlere göre ise, Sünnet, mütevatir ve âhâd olmak üzere ikidir. Meşhur sünnet ise başlı başına bir çeşit olmayıp âhâd sünnet kabilindendir. Çünkü meşhur sünnette ilk tabaka ravileri tevatür sayısına ulaşmamaktadır. Çoğunluğa göre âhâd sünnet; garîb, azîz ve müstefîz olmak üzere üçe ayrılır. Garîb; her üç tabakada veya herhangi bir tabakada râvî sayısı tek olan hadistir. Azîz hadis; her üç tabakada sadece iki râvî tarafından rivayet edilen veya diğer tabaka yahut tabakalarda ikiden çok olsa bile tabakalardan birinde râvî sayısı iki olan hadistir. Müstefîz hadis ise; her üç tabakada üç veya daha çok kişi tarafından rivayet edilen hadistir.

İmam Şafiî âhâd haberi delil olarak alırken sadece senedin sahih ve kesintisiz olmasını yeterli görür. O, Hanefiler gibi âhâd hadis ravisinin fakih olması, rivayet ettiği hadisle amel etmesi ve genel kurallara uygun düşmesi, İmam Mâlik'in ileri sürdüğü Medinelilerin ameline uygun düşmesi gibi şartları öngörmez.

İmam Şafiî hadisi savunurken âhâd haberlerin de delil alınması gerektiğini şu delillerle ortaya koymuştur:

1. Hz. Peygamber, İslâm'a davet için tevatür sayısında olmayan tek tek elçiler göndermiştir. Bu elçilere, sayılarının yetersiz olduğunu ileri sürerek karşı çıkan olmamıştır.

2. Mal, can ve kanla ilgili davalarda iki kişinin şahitliği ile karar verilmektedir (bk. el-Bakara,2/282). Halbuki iki kişi tevatür sayısında değildir.

3. Hz. Peygamber, kendisinden hadis işitenlere, bir kişi bile olsa bunu başkasına rivayet etme izni vermiş, hatta buna özendirmiştir. Hadiste şöyle buyurulur: "Allah Teâlâ benden bir söz işitip bunu başkalarına tebliğ edeni nurlandırsın" (Tirmizi, İlim, 7; Ebû Dâvûd, İlim, 10; İbn Mâce, Mukaddime, 18; Menâsik, 46; Ahmed b. Hanbel, I, 437,V,183). Diğer yandan Vedâ haccı sırasında irad edilen hutbede de; hazır bulunanların, bulunmayanlara tebliğ etmesi, kendisine tebliğ ulaşanların, hükümleri ulaştıranlardan daha iyi kavramalarının mümkün olduğu belirtilmiştir (Buhârî, Alim, 9, 10, 37; Hacc, 132, Sayd, 8; Edâhî, 5; Megâzî, 51; Fiten, 8; Tevhid, 24; Müslim, Hacc, 446; Kasâme, 29,30; Ebû Dâvud, Tatavvu', 10; Tirmizî, Hacc, 1; Nesâî, Hacc, 111).

4. Sahabîler Hz. Peygamber'in hadislerini, birbirinden tek tek rivayet etmişler, birçok kimse tarafından rivayeti şart koşmamışlardır (Ebû Zehra, a.g.e., 339, 340).

İmam Şafiî'nin Mürsel Hadisi Delil Alışı

Senedinde kopukluk olan hadise "Mürsel Hadis" denir. Tabiînden olan birisinin sahabeyi; tebe-i tabiînden olan bir ravinin de tabiîn veya sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber'den işitmiş gibi hadis nakletmeleri halinde bu çeşit hadis söz konusu olur. Ebû Hanife ve İmam Mâlik, bu çeşit hadisleri, rivayet eden râvi güvenilir olursa, başka bir şart öne sürmeksizin kabul ederler.

İmam Şafiî ise mürsel hadisi, bunu rivayet eden tâbiî Medineli Saîd b. el-Müseyyeb ve Iraklı Hasan el-Basrî gibi meşhur ve bir çok sahabî ile görüşen bir tabiî ise kabul eder. Ayrıca hadisin şu nitelikleri taşımasını da şart koşar:

1. Mürsel hadisi, senedi tam ve aynı anlamda başka bir hadis desteklemelidir.

2. Mürseli, ilim adamlarının kabul ettiği başka bir mürsel hadis desteklemelidir.

3.Mürsel hadis, bazı sahabe sözüne uygun düşmelidir.

4. İlim ehli, mürsel hadisi kabul edip çoğu onunla fetva vermiş olmalıdır.

Ancak mürsel hadisle, senedi tam olan hadis çakışırsa, bu sonuncusu tercih edilir (M. Ebû Zehra, Usûlü'lFıkh, Dâru'l-Fikri'l-Arabî tab' 1377/1958, ts., 111,112).

Uygulamadan örnek: Hz. Âişe (ö. 58/677)'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Hafsa'ya bir yiyecek hediye edildi. O sırada ikimiz de oruçlu idik. Bu yiyecekle orucumuzu bozduk. Sonra Rasûlüllah (s.a.s) yanımıza girdi. Ona durumu anlattık. Allah'ın Rasûlü şöyle buyurdu: "Zararı yok, onun yerine başka bir gün oruç tutun". Bu hadis mürseldir. Çünkü ez-Zuhrî (ö. 124/741) bunu Hz. Âişe'den rivayet etmiş, halbuki onu bizzat Hz. Âişe'den duymamış, Urve b. ez-Zübeyr'den duymuştur (eş-,Sevkânî, Neylü'l-Evtâr, IV, 319). İmam Şafiî bu yüzden mürsel olan bu hadisle amel etmez ve nâfile oruç tutan kimsenin, orucu bozması hâlinde, başka bir günde kaza etmesi gerekmediğini söyler.

Diğer yandan yine ez-Zührî'nin rivayet ettiği; "Rehin bırakan kişi borcunu ödemeyince, rehnedilen şey rehin bırakanın mülkü olmaktan çıkmaz. Rehnedilen şeyin menfaat ve hasan rehnedene aittir" (İbn Mâce, Rûhûn, 3; Zeylaî, Nasbu'r-Râye, IV, 319-321) hadisini ise, ravisi Said b. el-Müseyyeb meşhur olduğu için kabul eder. Buna göre, rehin, rehin alanın yanında bir emanet hükmündedir. Onun korunması konusunda kendisinin bir kasıt veya kusuru olmadan rehnedilen şey hasara uğrarsa rehin bırakanın borcunda bir eksilme olmaz (Zekiyüddin Şa'ban, Usûlü'l-Fıkh, Terc. İbrahim Kâfi Dönmez, Ankara 1990, 80,81).

Şafiî'nin Sükûtî İcma'ı Delil Almayışı

İcma sarih ve sükûtî diye ikiye ayrılır. Birincinin delil oluşunda bir görüş ayrılığı yoktur. Sükûtî icma'; şer'i bir meselede bir veya birkaç müctehidin görüş belirttikten sonra, bu görüşe muttali olan o devirdeki diğer müctehidlerin açık şekilde bir katılma veya karşı çıkmada bulunmaksızın susmalarıdır. Mâlikîlere ve son görüşünde İmam Şafiî'ye göre sükûtî icmâ delil sayılmaz. Çünkü müctehidlerin bir konuda susması, onların açıklanan görüşe katıldıklarını gösterebileceği gibi, başka bir nedene de dayanabilir. Henüz o mesele ile ilgili ictihadî bir kanaate varmamış olması, görüşünü açıklayan müctehidden çekinmesi veya görüşünü açıkladığı taktirde bir zarara maruz kalma korkusunun bulunması susma nedenleri arasında olabilir. Kısaca, ittifak gerçekleşmedikçe icma'ın varlığından söz edilemez. Şâfiîlerden sükûti icma'ı kabul eden el-Âmîdi de buna "zanni delil" deyimini kullanır (M. Ebû Zehra, eş-Şafiî, Terc. Osman Keskioğlu, Ankara 1969, s. 252 vd.).

Şafiî Ekolünün İstihsana Karşı Çıkması

İstihsan; müctehidin bir meselede, kendi kanaatince o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vazgeçmesini gerektiren nass, icmâ, zarûret, gizli kıyas, örf veya maslahat gibi bir delile dayanarak o hükmü bırakıp başka bir hüküm vermesidir.

İmam Şâfiî istihsana karşı çıkmış ve bu konuda "İbtalu'l-İstiksan" adlı bir risale yazmıştır. Bu eserde şöyle der: "Allah'ın, Rasûlünün ve Müslümanlar topluluğunun hükmü olarak bütün bu zikrettiklerim gösteriyor ki, hâkim veya müftî olmak isteyen kimsenin ancak bağlayıcı bir delille hüküm ve fetva vermesi caiz olur. Bu da Kitap, Sünnet veya ilim sahiplerinin ihtilafsız olarak söyledikleri bir görüş yahut bunlardan bazısına kıyas yapma yolu ile olur. İstihsan ile fetva verilmez. İstihsan bağlayıcı olmaz, o bu anlamlardan birisini de taşımaz". Şâfiî'nin "Cimâu'l-İlm" "er Risâle" veya el-Ümm" kitabında da bu sözlerin benzerlerini bulmak mümkündür.

Hanefîler istihsanı geniş ölçüde kullanmış, Mâlikîler de bu konuda onları izlemiştir.

İmam Şâfiî ise "İstihsan yapan kendi başına din koymuş olur" diyerek şu delillere dayanmak suretiyle istihsana karşı çıkmıştır:

1. Şer'î hükümler ya doğrudan nass'a (âyet-hadis) veya kıyas yoluyla nass'a dayanır. İstihsan bunlardan birisine dahilse ayrı bir terime ihtiyaç olmaz. Aksi halde Cenab-ı Hakkın bazı konularda boşluk bıraktığı sonucu çıkar ki bu, "İnsan başıboş bırakıldığını mı sanır?” (el-Kıyâme, 75/36) âyeti ile çelişir.

2. Kur'an'da Allah ve Rasûlüne itaat emredilmekte, nefsî isteklere uyulması yasaklanmakta ve anlaşmazlık çıktığı takdirde yine Kitap ve Sünnete başvurulması istenmektedir (en-Nisâ, 4/59)

3. Hz. Peygamber istihsan ile fetva vermez, hevasından konuşmazdı. Nitekim eşine; "Sen bana anamın sırtı gibisin" diyen kimsenin sorusuna fetva vermemiş, "Zıhâr" âyeti (el-Mücâdele, 58/1-4) gelinceye kadar beklemiştir.

4. Hz. Peygamber, kendi kanaatlerine göre, bir ağaca sığınan bir müşriki öldüren sahabîleri, yine öldürülme korkusuyla "Lâ ilâhe illallah" diyen şahsı öldüren Usâme (r.a)'ın bu davranışını uygun görmemiştir.

5. İstihsanın bir kuralı, hak ile bâtılı karşılaştıracak bir ölçüsü yoktur. Serbest bırakılırsa, aynı konuda farklı bir çok fetvalar ortaya çıkar.

6. Sadece akla dayanan bir istihsan anlayışı ortaya çıkarsa, Kitap ve Sünnet bilgisi olmayanların da bu metodu kullanmaları caiz olurdu (eş-Şâfiî, el-Ümm, VI, 303, VII, 271 vd.; Ebû Zehra, Usûlü'l-Fıkh, 271 vd.).

Ancak burada İmam Şâfii'nin reddettiği istihsanı şer'î bir delile dayanmaksızın, şahsî arzuya ve sübjektif düşüncelere göre hüküm vermek olarak değerlendirmek gerekir. Şüphesiz böyle bir istihsan Hanefilerin de kabul etmediği bir şekildir. Nitekim Hanefîlerde bir konuda istihsan yapabilmek için o meselenin şer'î bir mesele olması yanında şu altı delilden birisine dayanması şarttır:

1. Nass'a dayalı istihsan. Meselâ mevcut olmayan bir şeyin satışı yasaklandığı halde (Ebû Davud, Büyü', 70), para peşin mal veresiye bir akit olan seleme izin verilmiştir (Ebû Dâvud, Büyü', 57). İşte burada ikinci hadise dayanarak kıyas terkedilmekte ve istihsan yoluna gidilmektedir.

2. İcma'ya dayalı istihsan. Meselâ sanatkâra mal sipariş vermek anlamına gelen istisnâ akdi icmâa dayanır. Çünkü asırlar boyunca buna karşı çıkan bilgin olmamıştır.

3. Zaruret veya ihtiyaca dayalı istihsan. Pislenen kuyunun, bir kısım suyun çıkarılması ile temizlenmiş sayılması gibi (İbnü'l-Hümâm, Fethu'lKadîr, I, 67 vd.; İbn Âbidîn, Reddü'lMuhtâr, I, 147 vd).

4. Gizli kıyasa dayalı istihsan. Meselâ; yerleşik kurala göre; özel kayıt konulmadıkça arazinin satımı ile irtifak hakları kendiliğinden alıcıya geçmez. Bu konuda vakfın satıma kıyası açık veya celî kıyas, kiraya kıyası ise gizli kıyastır. Vakıf istihsan yoluyla kiraya kıyas edilerek, irtifak (su içme, su alma, geçit gibi) haklarının vakıf kapsamına girmesi esası benimsenmiştir (Zekiyüddin Şa'ban, Usûlü'l-Fıkh, 168).

5. Örfe dayalı istihsan. Yerleşik kurala göre vakfın ebedî olması gerekir. Bu da vakfın sadece gayri menkullerde olabileceği anlamına gelir. Halbuki İmam Muhammed eş-Şeybânî kitap ve benzeri vakfedilmesi örf haline gelen şeylerin kıyasa aykırı olmakla birlikte vakfa konu olabileceğine hükmetmiştir. Bu esastan hareket edilerek nakit para vakıflarına da fetva verilmiştir.

6. Maslahata dayalı istihsan. Yerleşik kurala göre ziraat ortakçılığı, kira akdine kıyasla taraflardan birisinin ölümü ile sona erer. Ancak ürün henüz yetişmemiş bir durumda iken toprak sahibi ölse, emek sahibinin menfaatini korumak için istihsan yapılarak akit ürün alınıncaya kadar uzamış sayılır (Zekiyüddin Şa'ban, a.g.e., 171).

Sonuç olarak Hanefî ve Şâfiîlerin istihsan anlayışı dikkatlice incelendiğinde arada önemli bir ayrılığın bulunmadığı görülür. Çünkü Hanefîlerin istihsan yaptığı meselelerin temelinde daima yukarıda belirtilen delillerden birisi bulunur. Nitekim el-Âmidî'nin belirttiğine göre, İmam Şâfiî de bazı meselelerde istihsan terimini de kullanarak bu metoda başvurmuştur. Şâfiî'nin "Mut'anın otuz dirhem olmasını uygun buluyorum", "Şüf'a hakkı sahibinin bu hakkını üç gün içinde kullanmasını uygun görüyorum" sözleri buna örnek verilebilir (el-Âmidî, el-İhkâm, III, 138).

Şâfiî'nin Sahabe Sözünü Delil Alışı

Şâfiî ûsul bilginlerinden bazıları, onun eski mezhebine göre sahabe kavlini delil aldığını, yeni mezhebinde bu görüşten vazgeçtiğini söylemişlerdir. Ancak yeni mezhebi rivayet eden Rabî b. Süleyman el-Murâdî'nin naklettiği başka bir eser olan "er-Risâle" de Şâfiî'nin sahabe sözlerini delil olarak aldığı görülür (er-Risâle, Halebî baskısı ve Ahmet M. ,Sakir nesri, Kahire 1940, s. 597). Yine Şâfiî, yeni mezhebini kapsayan el-Ümm adlı eserinde şöyle der: "Kitap ve Sünneti bilenler için özür söz konusu olmayıp, gereğine uymak şarttır. Kitap ve Sünnet'te hüküm yoksa sahabenin veya onlardan birinin sözlerine başvururuz. Eğer ihtilaflı meselede Kitap ve Sünnete daha yakın olan söze bir delâlet bulamazsak Ebû Bekr, Ömer ve Osman (r. anhüm)'ın sözüne uymamız daha iyi olur. Eğer bir sözün Kitap ve Sünnete daha yakın olduğuna dair bir delil bulunursa, o söze uyarız" (Şâfiî, el-Ümm, VII, 246).

Şeriat İlminin Kısımları

İmam Şâfiî'ye göre şeriat ilmi ikiye ayrılır.

1. Hükümlere kesin olarak delâlet eden nasslarla sâbit olan kesin ilim.

2. Galip zanna dayanan zannî ilim. İşte âhâd haberler ve kıyas bu kısma girer. Müctehid nasslardan kesin hüküm çıkaramazsa, galip zanla elde edilen ilimlerle yetinir.

Şâfiî Mısır'da yazdığı kitaplarla Bağdad'ta yazdığı kitapları neshetmiş ve o; "Bağdad'ta yazdığım kitapları benden kimsenin rivayet etmesine cevaz vermiyorum" demiştir. Şâfiî'nin eski kitaplarında, yeni kitaplarında olduğu gibi bir konu üzerinde çeşitli görüşler yer alır. Bazan iki veya üç çeşit kıyas yapılır, fakat tercih okuyucuya bırakılır. Buna, zekât verilmeden satılan tarım ürünlerini örnek verebiliriz. Bir kimse zekâtını vermeden meyve veya tahılını satsa, sonra alıcı bunların zekâtının verilmediğini anlasa, şu durumlar söz konusu olur:

a. Alıcı, malın tamamı için mi, yoksa zekât olarak verilmeyen miktarı için mi satım aktini feshetme hakkına sahiptir?

b. Zekât miktarı arazi yağmurla sulanmışsa onda bir, âletle sulanmışsa yirmide birdir. Alıcı burada seçimlik hakka sahip midir?

c. Zekât düşüldükten sonra kalan kısmı paranın tümü ile mi alır, yoksa satışı fesih mi eder? Şâfiî bütün bu görüşlerin doğru olabileceğini belirtir.

Şâfiî mezhebinde görüşlerin çok oluşunun bu mezhebin gelişmesine yardımcı olduğu söylenebilir. Çünkü bu mezhebte tercih kapısı sürekli olarak açık bırakılmıştır (Ebû Zehra, İslâm'daFıkhî Mezhepler Tarihi, 354, 355).

Şâfiî Mezhebinin Yayılması

Şâfiî mezhebi özellikle Mısır'da yayılmıştır. Çünkü mezhebin imamı hayatının son dönemini orada geçirmiştir. Bu mezhep, Irak'ta da yayılmıştır. Çünkü Şâfiî fikirlerini yaymaya önce orada başlamıştır. Irak yoluyla Horasan ve Mâveraü'n-Nehir'de de yayılma imkânı bulmuş ve bu ülkelerde fetvâ ile tedrisatı Hanefî mezhebi ile paylaşmıştır. Bununla birlikte bu ülkelerde Hanefî mezhebi, Abbasi yönetiminin resmi mezhebi olması nedeniyle hâkim durumda idi. Mısır'da yönetim Eyyübîlerin eline geçince Şâfiî mezhebi daha da güçlenmiş, hem halk, hem de devlet üzerinde en büyük otoriteye sahip olmuştur. Ancak Kölemenler devrinde Sultan Zâhir Baybars, kadıların dört mezhebe göre atanması gerektiği görüşünü öne sürmüş ve bu görüş uygulanmıştır. Ancak bu dönemde de Şâfiî mezhebi o yörede diğer mezheplerden üstün bir mevkiye sahiptir. Meselâ; taşra şehirlerine kadı atama yetkisi ile yetim ve vakıf mallarını kontrol hakkı yalnız Şâfiî mezhebine ait idi.

Osmanlılar Mısır'ı ele geçirince Hanefi Mezhebi üstünlük kazandı. Daha sonra Mehmet Ali Paşa Mısır'a hâkim olunca, Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerle resmi olarak amel etmeyi ilga etmiştir.

Şâfiî mezhebi İran'a da girmiştir. Günümüzde Şiî ekolü ile yanyana bulunmaktadır.

Günümüzde Anadolu'nun doğu kesiminde, Kafkasya, Azerbaycan, Hindistan, Filistin, Seylan ve Malaya müslümanları arasında Şafiî mezhebine mensup olanlar bir hayli fazladır. Endonezya adalarında ise hâkim olan tek mezhep Şâfiî mezhebidir (Ebû Zehra, a.g.e, 358 vd.).

Kaynak:Hamdi DÖNDÜREN ve
ADNAN  ÖZTÜRK

 


Sitemizin, Sayfaları hazırlanırken www.baktube.tr.gg ve www.kuranmektebi.com  çeşitli web adreslerinden, dokumanlarından, Dini Kitap ve Dergilerden faydalanılmıştır  C.C razı olsun diyoruz.
 
Dinayetim  ve  İslamAkaid  Siteleri adına ADNAN  ÖZTÜRK.
 © Copyright 2007/2009, Dinayetim  ve  İslamAkaid    Web Tasarım: byAdnanoe 
 
                                                 


Bugün 34852 ziyaretçi (118390 klik) kişi burdaydı!
 
RADYO İSLAM'I DİNLEMEKTESİNİZ, HAYIRLI RAMAZANLAR...

http://dinayetim.tr.gg/

Pageboss

SÜPER TEKLİFE GELİN SİZDE ÜYE OLUN, SİZDE PARA KAZANIN,MAİL OKUYARAK, ÜYE YAPARAK...

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE,Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü,Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü. ULU HUN KAĞANLIĞI,Yüzde Yüz Türk Olduğun Gün Cihan Senindir..

Shoppen-auf-Rechnung.com DepoDepo Vip Hizmeti'ne Hoşgeldiniz

Türkiye Hava Durumu
Web Tasarım: byAdnanoe

[40 MOTORA KAYIT]
[300 Arama Motorlarına Kayıt]


ADNAN ÖZTÜRK internet Sitesine Hoşgeldiniz
Atatürk Diyorki...
"Hepiniz milletvekili
olabilirsiniz,
bakan olabilirsiniz..
Hatta
cumhurbaşkanı
olabilirsiniz.
Fakat sanatkar
olamazsınız."
byAdnanoe

Türkiye Yol Haritasi

Lütfen Suyumuzu Tasarruflu ve Temiz Kullanalım, Ailemizi Çevremizi Biliçlendirelim, TEMA Vakfını Destekliyelim. byAdnanoe
Lütfen Suyumuzu Tasarruflu ve Temiz Kullanalım, Ailemizi Çevremizi Biliçlendirelim, TEMA Vakfını Destekliyelim. byAdnanoe

Sağlıklı bir hayat için elele. Sigarasız bir toplum için elele... verip bu sigara illetinden kurtulmalıyız. Hem kendimizi, hem de etrafımızdaki sevdiklerimizi düşünelim. Bize sigaranın hiç bir faydası olmadığı halde inanılmaz derece'de ZARARLI OLDUĞUNU SİGARA PAKETLER'İNİN ÜSTÜNE BİLE YAZIYORLAR. Fakat halen içmeye devam ediliyor. Neden sigara içiyorsunuz faydalı olan bir tarafı varmı YOK . Siz'de kendinize bir iyiylik yapın ve o illetten kurtulun.  byAdnanoe

BAŞBAKANLIK ACİL 150...
ALOBİLGİ SİTESİ SUNAR, ARADIGINIZ HERBİLGİ BURDA...RESMİ GAZETE...
DEVLET ARŞİVLERİ...GENELGE...
E-TÜRKİYE... MEVZUAT...
DTVT-BAŞBAKANLIK...METEO-HAVA DURUMU...
T.C-KİMLİK ...VERGİ...
ASİTEKAYIT, SİTENİZİ KENDİNİZ ARAMA MOTORLARINA KAYIT EDİNİZ... ALOBİLGİSİTEKAYIT, SİTENİZİ KENDİNİZ ARAMA MOTORLARINA KAYIT EDİNİZ...
TÜRKİYEDE İL İL BURS VEREN KURUMLAR... ANKARA GÜDÜL AKÇAKESE KÖYÜ HARİTA'DA GÖR...

Surftipp: Flashseiten
BOLindir kişisel siteler
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Ziyaretinize Teşekkürler Şuan. .Aktif Ziyaretiçi
Copyright  © 2009, DinAyetim İslamAkaid İlkSöz NamazNet DinlerDunyasi KitabiniOku ADNAN ÖZTÜRK'e aittir.
Designed:byAdnanoe
Bu site 1024x768 çözünürlüğünde firefox (1,2,3,3.5) - İnternet Explorer (6,7,8) - Google Chrome (1,2) - Opera (10) -Safari (4) tarayıcıları ile optimize edilmiştir. (En iyi İnternet Explorer 7 ile)

Telif Hakkı: Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden yayınlanması halinde, yasal yollara başvuru hakkımızı saklı tutarız! www.dinayetim.tr.gg

TÜRK TURAN BωRLωωω www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar
Türk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de SunarTürk Turan Birligi www.ergenekondestani.npage.de Sunar
ADNAN ÖZTÜRK internet Sitesine Hosgeldiniz Designed: byAdnanoe
SADİ ÖZTÜRK KİMDİR? HAYATINA GİDER... ADNAN  ÖZTÜRK KİMDİR? HAYATINA GİDER... DİNİMİ ÖGRENİYORUM, WWW.DİNAYETİM.TR.GG SİTESİNE GİDER. AKCAKESEM KİŞİSEL SİTEMİZE GİDER KİYMİR VADİSİ SİTESİNE GİDER GÜNEŞ ENERJİ by-SOLAR SİTESİNE GİDER... AENERJİ  SİTESİNE GİDER... GÜDÜL KAZASİ KİŞİSEL SİTEMİZE GİDER ERGENEKON DESTANI SİTEMİZE GİDER

Site ekle arama motoru link pagerank hit kayıt...

free counters

IP

Klip Kodları-1Klip Kodları-2Klip Kodları-3Türk Mutfağı KoduYemek Tarifleri Kodu Yemek Tarifleri Kodu-2Peygamberler Tarihi-1Peygamberler Tarihi-2Ders izle Kodları-1Ders Kodları-2Burç Kodları-1Burç Kodları-2Padişahlar KoduSağlık KodlarıCanlı Tv KodlarıSitenize Tv KodlarıNostalji Tv KodlarıPlazma Tv KodlarıOnline Radyo KoduRüya Tabirleri KoduK.Sunal Resim KoduPara KodlarıBilgisayar Dersleri KoduKutsal Emanetler KoduHaber Arşivi KoduSondakika Haber KoduNamaz Vakitleri Koduİl il İmsakiye KoduWebmaster KodlarıTrt Kanalları KoduGünlük Gazeteler KoduKur'an Dersleri Koduİl İl Türkiye KoduResimli Şiir KodlarıŞiir Dinle KoduŞiir Dinle Kodu-2Kur'an Dersleri Koduİl İl Türkiye KoduOnline Oyun KoduE-Devlet KoduTv'de Bugün KoduGazete Oku KoduAtatürk Resim KodlarıGünlük Burç KoduLink Arşiv Kodları
WEBMASTER KODLARI========----==============--======[sitene ekle]